Roman Kahramanları 30. Sayı

Roman Kahramanları 30. Sayı

Edebiyat umuttur!

Has yazarlar, büyük altüst oluşların, onulmaz çelişkilerin yaşandığı yerde mi boy verirler? Bu bir varsayım belki ama üzerine düşünmek gerekmez mi? İşte bunun çok bilinen bir örneği: Franz Kafka. Yaşadığı dönem Avrupa’sı şiddetin, savaşın kol gezdiği, siyasal, düşünsel altüst oluşların yaşandığı bir kıta. Kafka bir Yahudi ve Hıristiyanlıkla kuşatılmış. Adım adım yükselen Yahudi düşmanlığının ruhunda yarattığı fırtınaları görmezden gelebilir miyiz? Yabancılaşma, otoriteye karşı çıkma, direniş gibi kavramların perspektifinden bakınca; evet diyebiliriz ki yaşadığı coğrafyanın sosyal-kültürel derin çatlaklarının içinden ses vermekte bize.

Bu sayımız, ağırlıklı olarak Franz Kafka’ya ayrıldı. Romanlarına, kahramanlarına büyüteç tutuyoruz. Aslında belirtmek gerekir ki mektuplarını kılavuz edinirsek, Kafka’nın kendisinin gerçek bir roman kahramanı olduğunu söyleyebiliriz.
Kafka dosyamızı Olga Okay hazırladı. Ufuk açıcı bir başvuru dosyası oldu; teşekkür borçluyuz Olga Okay’a.

Roman Kahramanları 29. Sayı

Edebiyat umuttur!

Zor zamanlar yaşıyoruz. Dünya yeni bir çalkantılı döneme girmiş gibi görünüyor. Yaşadığımız coğrafya da bundan en büyük payı alıyor ne yazık ki. Payımıza kıyımlar, ölümler ve bütün toplumu saran acılar düşmekte.
Böyle bir çağ ve ortamda edebiyatın yaraları iyileştirici gücüne inanmak, sözcüklerle örülen bir dünyadan umut devşirmek zorundayız. Şairlere, yazarlara, bütün sanatçılara çok ihtiyacımız var bu dar zamanlarda…
Yaşar Kemal, Sait Faik’le ilgili bir anısını anlatırken edebiyatın gücüne yaptığı vurguyu bugün yeniden gündeme getirmek zorundayız:

“Bir gün bana “Gel seninle edebiyata getirmek istediklerimizi anlatalım” dedi.
Ben de “İyi olur anlatalım” dedim.
“Başlayalım öyleyse.”
“Başlayalım” dedim. Ve başladık:

Roman Kahramanları 28. Sayı

Roman türü, şehrin ürünüdür büyük oranda. Şehri yaratan uygarlık süreci, yanı sıra romanı da insanı arama, anlama süreci olarak önümüze koymuştur. Kent yaşamının karmaşıklığı, çelişkileri, kaygıları, oluşturduğu duygu ve düşünce dünyası, romanların ana izleklerinden biri haline gelmiştir. Kentin yaşama biçimi, romanların kahramanlarını çerçeveleyen bir olgudur aynı zamanda. İşte bu nedenlerle, yazarların neredeyse tümü, bakışlarını şehirlere çevirmiştir. Bunu bir dekor olarak düşünmemişler, aksine neredeyse şehrin kendisini bir roman kahramanı gibi algılamışlardır.

Bu sayımızda yine bir şehri sayfalarımıza taşıyoruz: Paris. Bu adın çağrışımı bile onun bir roman kahramanı olduğunu anlatmıyor mu zaten?

Bir diğer dosyamız Rıfat Ilgaz üzerine. Roman okuru, çoğu zaman metnin içinde yazarı da arar, ondan bir iz bulmaya çalışır. Başka bir deyişle romanlara yazarın yaşadıklarını anlattığı metinler olarak bakmak, ülkemiz ortalama okurunda çok yaygın. İşte, Rıfat Ilgaz, böyle okuru hayal kırıklığına uğratmayan yazarlarımızdan. Yaşadıklarını yazınsal süzgeçten geçirip kurgulayarak romanlaştıran Ilgaz, bu yönüyle, yakın tarihimize ışık tutan yazarlar arasında önde gelir.

Roman Kahramanları 27. Sayı

Sayılar sayıları kovalıyor, kahramanlar kahramanları…

Dosya editörlerimiz ve yazarlarımız Türk ve Dünya edebiyatının roman kahramanlarını incelerken aslında kendileri de tarihe geçiyorlar. Kaleme alınanla, kaleme alan neredeyse bütünleşiyor.

Okurlarımızın bazen sürpriz bir şekilde bize katkıda bulunmaları çok güzel sonuçlar veriyor. Kimi dosyalarımız bu önerilerle oluşuyor.

Mercek altına alacağımız kahramanları genişletsek diyorum; mesela doğayı, ağaçları, çiçekleri de kaleme alsak mı birer roman kahramanı olarak düşünüp? Örneğin, yıllardır meyvelerini yiyorum, her yıl arkadaşlarımla paylaştığım bir teneke balı aksatmadan veriyor bana. Hiç nazlanmadan meyve olarak sepetimizde yerini alıyor . Mayıs ayında çiçeklerinin kokusuyla, yanından geçenlere bütün dertlerini unutturuyor. En iyi kaynak suyu onun ormanlarında oluşuyor. Dikildikten ya da fidan olarak filiz verdiği andan yirmi yıl sonra insanı ev sahibi yapıyor. En kötü şartlarda bile iki yüzyıl -sekiz kuşak- bir aileyi koruyor. Dünya dünya olalı hiçbir insan başka bir insana böyle karşılıksız iyiliklerde bulunmamıştır. Kim mi bu dünyalı? Kestane ağacı…

Doğanın Roman Kahramanları adi altında başlatacağımız diziye öneriler ve denemeler bekliyoruz.

Yeni sayımızda buluşmak dileğiyle

Roman Kahramanları 26. Sayı

26. Sayısıyla kadar..

2010 yılı Ocak sayısıyla yayın hayatına giren Roman Kahramanları Dergisi yedinci yılında. Dergi, sürdürdüğü çizgisiyle edebiyat okurları tarafından ciddiye alındı ve Türkiye’de ilk defa denenen bir yöntemle dergi yönetimini ve dosya konularını okurları ve editörleriyle paylaştı. Bugüne kadar romanlar ve kahramanları üzerine 800 makale yayınladık

Örneğin, bugüne kadar ele alınan ana dosya konuları:

  • Şair Roman Kahramanları
  • Çocuk Roman Kahramanları
  • Kadın Roman Kahramanları
  • Uyumsuz Roman Kahramanları
  • Otobiyografik Roman Kahramanları
  • Fransız Devrimi Roman Kahramanları
  • Eşcinsel Roman Kahramanları
  • Öğretmen Roman Kahramanları
  • Gazeteci Roman Kahramanları
  • Sahnelenen Roman Kahramanları
  • Futbolcu Roman Kahramanları
  • Minimalist Roman Kahramanları
  • Katil Roman Kahramanları
  • Aldatan Roman Kahramanları
  • Gotik Roman Kahramanları
  • I.Dünya Savaşı Roman Kahramanları
  • Mübadele Roman Kahramanları
  • Çizgi Roman Kahramanları
  • Doktor Roman Kahramanları
  • Tembel Roman Kahramanları

Roman Kahramanları 25. Sayı

Bu sayımızda ilk dosyamız Edebiyat ve Taşra. Kavramsal anlamı tartışmalı da olsa, “taşra” genel olarak kasabaları işaret eden bir sözcüktür. Yaşamın tekdüze yaşandığı yerler olarak varsayılır kasabalar. Oysa bu elbette bir yanılgıdır. Dünya edebiyatında çokça örneği görülebileceği gibi   ülkemiz edebiyatında da taşradaki çok renkli ve derinlikli yaşam her zaman ilgi çekmiştir. Bırakın bir roman kahraman olmayı, ilginç bir yaşamı bile simgelemeyeceğini düşünebileceğimiz sıradan insanlar, bir romancının elinde olağanüstü roman kişilerine dönüşebilir taşra atmosferinde. Bunun sayısız örneği var ancak biz dergimizin elverdiği ölçüde birkaç romana göz atabildik. Bu dosya Şirvan Erciyes arkadaşımızın eşgüdümünde hazırlandı. Kimi temalar gibi taşra ve edebiyat da gelecek sayılarda başka başka romanlarla yeniden ele alınmayı bekliyor.

Roman Kahramanları 24. Sayı

Cinayet, insanoğlunun en ürkütücü duygularının, bilinçaltının en karanlık bölgelerindeki dalgalanmaların bir sonucudur. Bu nedenle de edebiyatın her zaman gündeminde olmuştur. Bu sayımızda Şirvan Erciyes arkadaşımızın dosya editörlüğünü yaptığı katil roman kahramanlarını sunuyoruz. Yine cinayetle bağlantılı başka bir dosyaya da bu bağlamda sayfalarımızda yer verdik: Ahmet Ümit’in Roman Kahramanları. Bilindiği gibi polisiye roman yazarı Ahmet Ümit’in her romanı bir cinayetin çevresinde, yaşamın bütün alanlarına açılarak devam eder. Her iki dosyanın birlikte, aynı sayıda yer almasının ufuk açıcı olacağını düşündük.

Aldatmak, sanatın, özel olarak da edebiyatın işlemekten vazgeçemeyeceği temel insanlık durumlarından biridir.

Roman Kahramanları 23. Sayı

Roman Kahramanları, seçim sürecinde ortalıkta dolaşan başıboş sözcüklerin, anlamı bulanık tümcelerin, yaşamımıza hiçbir şey katmayan sözlerin durulduğu, hayatın yazla birlikte yeniden olağan akışına döndüğü günlerde elinizde… Artık edebiyata ve edebiyatın pırıltısını taşıyan sözcüklere, tümcelere, yazılara, kitaplara yeniden yoğunlaşabiliriz.. . Zaten hepimiz biliriz ki romanlar, her şeyden daha iyi anlatır bizi: düşlerimizi, özlemlerimizi, beklentilerimizi… Yalnızca bunun için bile romanlara dönmek iyidir…

Yaz aylarının sıcağında Marguerite Duras’ı irdeleyen, onun duygu yüklü, serüven kışkırtıcılığı taşıyan dünyasına dalmak anlamlı olacaktır diye düşünüyoruz.

Roman Kahramanları 22. Sayı

İstanbul, yaşamın başkentidir her zaman. Bu yalnızca ülkemize özgü değil, dünyanın da ilgisi bu kentte ve burada yaşananlarda olmuştur, tarihin her döneminde. Bu durum kuşkusuz edebiyata da yoğun bir biçimde yansımıştır. Bu sayımızda, İstanbul için daha çok sayıda dosya yapılabileceği gerçeğini unutmadan, Semiramis Yağcıoğlu’nun hazırladığı “İstanbul Romanları”nı sunuyoruz.

Aynı durum, tiyatro sahnesinde canlandırılan roman kahramanları için de geçerlidir. Sinemanın yanı sıra tiyatro da romanın ve roman kahramanlarının engin dünyasından beslenmiştir. Semih Çelenk, Bu duruma işaret eder bir biçimde, sahneye taşınmış roman kahramanları dosyasını hazırladı.

Roman Kahramanları 21. Sayı

Roman Kahramanları’nın 5. yılını geride bırakıyoruz. Bu sayımızla birlikte 6. yaşımıza adım atıyoruz. Başlangıçta, şaşırtıcı ve çoklarınca önü açık olmayan olmayan bir projeydi, Roman Kahramanları. Geçen zaman gösterdi ki edebiyat okurunun böyle bir dergiye şiddetle gereksinimi vardır. Yalnızca roman okurları değil; akademisyenler, yazarlar, edebiyat fakülteleri öğrencileri, öğretmenler ve araştırmacılar için de aranan bir dergi konumuna geldi, Roman Kahramanları. Bu sorumlulukla, dergiyi daha da geliştirerek, çeşitlendirerek sürdürmek istiyoruz.

Dergimiz elinize ulaştığında, Dünya Roman Kahramanları Günü de çeşitli kentlerde, türlü etkinliklerle kutlanmış olacak.