Devlet Tiyatrolarında Heyecanlı Arayış Sürüyor!

Devlet Tiyatrolarında Heyecanlı Arayış Sürüyor

Devlet Tiyatroları İz Peşinde!

Sizce Tanpınar çalışma masasını pencerenin tam karşısına mı koymuştur yatağının yanına mı? Peki ya Orhan Veli’nin duvar saati aynanın sağında mıdır ya da kim demiş duvar saati vardı diye, Nahit Hanım’la buluşmaya beş parasız, yürüyerek gitmek zorundayken üstelik!

Devlet Tiyatroları Ankara’daki tarihi merkez bina içinde halka açık “Okuma Tiyatroları” ve “Şiir Günleri” atölyeleri düzenlemek için hazırlıklara başladığını açıkladı. Üstelik bu etkinlikler daha evvel bu binada yazı yazdıkları bilinen Orhan Veli Kanık ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın odalarında gerçekleştirilecek. Bu odaların tam olarak hangileri olduğu ile ilgili de adım adım araştırma yapıldığı aktarıldı.

Tanpınar’ın burada yaşadığı sürece yazdığını var saydığımız eserlerinden birtakım izler bulmaya çalışıyoruz. Çalışma odasının nerede olduğuna yönelik birtakım iddialar da var. O iddiaların temelini oluşturursak temsili bir odayı seçeceğiz. Belki de bulacağız odasını. Benzer şekilde Orhan Veli Kanık için de eş zamanlı araştırmalarımız sürüyor.”

30’lu yıllara kadar uzanan bir geçmişe sahip olan DT binasının daha önce Evkaf Apartmanı olduğu Tanpınar ve Kanık’ın da belirli bir süre bu apartmanda yaşadığı bilgisini paylaşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik, atölyelerle ilgili de açıklamalarda bulundu.

Uzun süredir üzerinde çalışılan bu projeyle ilk defa sistematik olarak bir okuma tiyatrosu etkinliği başlatılmış olacak. Sahneye uyarlanması zor olan fakat edebi manada çok kaliteli ve seyirci ile buluşturulmak istenen oyunların, dinleme odaklı bir formatta sergilenebilmesi anlamına gelen okuma tiyatrosu ile Abdülhak Hamid Tarhan, Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi gibi sanatçıların klasikleri ilgililerle buluşturulabilecek. Aynı zamanda edebiyat söyleşileri ve şiir günlerine de ev sahipliği yapacak DT binası 15 günde bir katılımcılara kapılarını açacak.

Devlet Tiyatrolarında Heyecanlı Arayış SürüyorBirecik, “Okuma tiyatrosu topluma açık bir uygulama olacak. Bunun denenmiş örnekleri var, çokça yapılan bir şey. Rol kişilerini aktörler, aktrisler veya öğrenciler okur. Bu biraz dinleme işidir ve zaten dinleme, tiyatronun da ayrılmaz bir parçasıdır,” ifadeleriyle de etkinlik formatının inceliklere değindi.

Bu arada İstiklal Caddesi’nin en eski binalarından, tabiri yerindeyse Türkiye’nin içinden sanat ve kedi geçmiş müstesna mekanlarından biri olan Narmanlı Han da Tanpınar’ın yaşadığı mekanlardan biridir. Sadece Tanpınar değil üstelik, ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu, seramik sanatçısı Füreya Koral, Osmanlı dönemi ressamlarından Hoca Ali Rıza’nın torunu da burada yaşamıştır. Şimdilerde kocaman bir reklam panosu kapatıyor pencerelerini mor salkımlı Narmanlı’nın. İçeride neler oluyor, bilmiyoruz. Fakat belki de Tanpınar hala içeridedir ve bu çöküşte yaşayan bir şeyler arıyordur, bir çöküşün esteti olmamakla birlikte*.

Anlaşılan o ki panonun arkasından dev bir “Okuma Tiyatrosu” odası çıkması ihtimalini fonda naçizane bir Orhan Veli mısrasıyla gülümseyerek ardımızda bırakmamız gerekiyor;

“Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem!”


*Huzur Roman’ından: ‘’Ben bir çöküşün esteti değilim. Belki bu çöküşte yaşayan şeyler araştırıyorum”

Yanıtla

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin