Güneş’in Kalbi Ağustos, Aslan Günü ve Spartalı Leonidas!

Güneş'in Kalbi Ağustos Aslan Günü ve Spartalı Leonidas
Leonidas at Thermopylae, Jacques-Louis David, Louvre Müzesi, Paris

Ölüme karşı zafer kazanılamayacağını biliyorum. Fakat insanın değeri zafer değildir; Zafer için verilen mücadeledir.

Kazancakis

10 Ağustos günü dünyada LionDay (AslanGünü) olarak kutlanır. Gün Big Cat Rescue tarafından belirlenmiş olup amacı ormanların kralı kabul edilen; gücü, adaleti, cesareti temsil eden Aslanları korumak, soyları ve sayıları tehlike sınırına yaklaşan bu hayvanların yaşam alanı olan vahşi doğa sınırlarına saldırmamak, insanları bu konu ile ilgili bilinçlendirmek ve bu büyük kedilerin varlığına ve soylarının devamına katkı sağlamaktır. Aslında aynı durum sayıları azalmaya yüz tutmuş kuzenleri kaplanlar için de geçerlidir.

Günün çeşitli aktiviteler ile kutlanmasının yanı sıra bir fon oluşturulmuş ve bu fona duyarlı insanların katkıları sürmektedir. Elbette her şeyde olduğu gibi günü çok farklı algılayan, günün amacının tam tersi davranışla vahşi doğalarına dalıp bu hayvanları katledip başlarında sırıtarak çektikleri fotoğrafları sergilemek olarak algılayan, insanlık dışı kişiler de vardır. Bu da aslında tam da neyi korumamız ve kimlerden korumamız gerektiğinin altını maalesef bir kez daha çizmektedir. Big Cat Rescue bizleri en azından Facebook sayfalarını takip etmeye, dünyanın parçası olan vahşi doğayı tanımaya, empati kurmaya ve aslında medeniyet adı altında vahşetin dibini bulduğumuzu görmeye davet etmektedir.

Peki ben neden dün değil de bugün bahsetmeyi seçtim?
Günün Aslan takım yıldızının Güneş’le kavuşumda olduğu Ağustos ayının kalbinde seçilmesi ve kalp demişken bu takım yıldızının en parlağının –ki takım yıldızlarının en parlak yıldızı kalbi olarak kabul edilir ve konumlandığı bölge kendisindeki en güçlü fakat en hassas olduğu yeri olarak tanımlanır- dört kraliyet yıldızından biri olan Regulus olması ile de alakalıdır kanımca. Fakat hayır astrolojiden de bahsetmeyeceğim.

Bugün yani 11 Ağustos kendi topraklarının kaderini belirleyen bir kralın aslında tüm dünya tarihine de etkisi olan bir savaşın kralının ölüm yıldönümü. M.Ö. 480 yılında Thermopylae’de kendi askeri ile can veren ve bir sembole dönüşen Leonidas’ın ölüm yıldönümü. Sparta Kralı Leonidas I. Tarihe “The Lion of Sparta” olarak adını kazımış bir kral.

Güneş'in Kalbi Ağustos Aslan Günü ve Spartalı Leonidas
Sparta Kralı, Leonidas I

Leonidas’ın M.Ö. 540 civarında doğduğu kabul edilir. Agiad soyundan gelir, yani Herakles’in soyundan. Sparta kral soyunun -kendinden önceki ve sonraki krallara kıyasla- askerliği sonuna kadar götürmüş ender bireylerinden biridir. Bu sonuna kadar gittiği tutku onun deneyim kazanmasına, taktikler geliştirmesine, güçlenmesine ve askerlerini de bu bilinçle yetiştirmesine sebep olmuştur.

Leonidas ile ilgili bugüne ulaşan bilgilerin çoğu Herodot tarafından aktarılan bilgilerdir. Bu bilgiler ışığında 20 ayrı bölüğün komutasını üstlendiğini öğreniriz. Aynı zamanda M.Ö. 519-489 yılları arasında krallık yapmış Cleomenes’in bölüğünde ikinci komutan hatta basit asker olarak bulunduğunu okuruz. Cleomenes sonrasında üçten az olmayan başka bölükleri de kendi yönetmiş fakat Leonidas bunlarda yer almamıştır. Herodot buna, Atinalılara karşı küçük ve çoğunluğunu gönüllülerin tamamladığı kuvvetlerden oluştuğu sebebini gösterir.

İlk gerçek ve bizzat komuta ettiği düşünülen savaş Spartalıların Argoslulara karşı verdikleri savaştır. Ve bu dramatik bir şekilde aktarılan zaferle sonuçlanır. Bu savaşın sonunda hatta Cleomenes -sonrasında suçsuz bulunsa da- ihanetten yargılanır çünkü savunması düşmüş Argos’u işgal etmemiştir.

İkinci önemli savaşı Marathon savaşıdır. 2000 askerini dramatik ve yorucu bir şekilde Atina’ya varmak için yola çıkarır Leonidas. Hedefi üç gündür. Üç günde 2000 askerle Atina’ya varmak. Ancak tarih 4 günde vardığını söyler. Askerler ise bu yorucu yolculukta güçlü kalmayı başarır. Bu da Perslere karşı birleşik ordularla verdikleri savaşta güçlü olabileceklerini, cesarete sahip olduklarını ve hatta onları yenebileceklerinin kanıtı olur.

Güneş'in Kalbi Ağustos Aslan Günü ve Spartalı LeonidasThermopylae Savaşı:
Grek-Pers savaşlarının asıl kaynağı yukarıda da belirttiğim gibi Herodot’tur. Bugün –belki verdiği bazı sayıları dışarıda tutularak- çok önemli bir kaynak kabul edilen Herodot kendi zamanında –yine bu sayılardan olacak- tereddütler yaratmıştır.

Herodot Tarihi’inin yedinci kitabında şöyle yazar: “Helenler idrak etmişlerdi daralttıkları geçitleri, ki yerlilere aşinadır oralar Piles olarak. Ki geri kalan Helenler adını vermiştir, Thermopylae”

Sparta Kent Devleti kurallarına göre (iki ayrı soyun varisi birlikte yönetir) Leonidas iki kraldan biridir artık. Delfi kehanetine uyarak Persleri karşılamak üzere Piles’e (geçit) gitmeyi seçer. Delfi savaşın başlangıcında şöyle bir kehanette bulunmuştur: “Sparta, haritadan silinecek ya da bir Kralı için ağıt yakacak.”

Leonidas 300 Spartalı, 400 Tebaili ve 700 Therpianlı asker seçer. Amacı geride kalan ordunun hazırlanmasına ve cesaret alarak, daha kuvvetli olarak muharebeye katılabilmesine olanak sağlamaktır. Seçiminde izlediği yol da önemlidir. Sadece erkek çocuk sahibi olan askerleri seçer; bu yolla kendileri ölseler de soylarının devamını garantiye almış olurlar. Kendisinin de Pleistarchus adında bir oğlu vardır. Böylece kral dahi olsa kendisini 300 Spartalı ile eşit konumda gördüğünün altı çizilir.

Thermopylae Savaşı’nı (M.Ö. 480) Herodot 6000 askerli bir ordu olarak belirtir ki bunları 300’u ağır silahlanmış, donanımlı, geride bıraktıkları oğulları olan Spartalıdan oluşur. Sayιnın 7200 olarak anıldığı kaynaklar da mevcuttur.

Güneş'in Kalbi Ağustos Aslan Günü ve Spartalı LeonidasLeonidas ve 300 Spartalı askeri yola çıkar. O tarihlerde Olimpiyat müsabakaları da oynanmaktadır. Ve hiç kimse Thermopylae savaşının bu kadar çabuk biteceğini hesap etmemiş ve biraz da o yüzden önden asker göndermeyi uygun görmüştür. Ordusunun başındaki Pers Kralı sayıyı da az görünce (bir milyonun üzerine askeri olduğu rivayet edilir) Leonidas ve askerlerine teslim olmalarını söyler. Leonidas’ın cevabı açıktır. Μολών λαβέ. “Gel ve al.” Bu kararı kendisi ve 300 Spartalı için verirken kuzeyde kalan ve şehre girişi sağlayan kapıların tutulduğundan emin olmaması için hiçbir sebep yoktur. Böylece Persler bir anlamda geciktirilip, oyalanacak, kendileri ölseler de Olimpiyatlar sonrası Grek Kent devletlerinden oluşan ittifak ordusu hazırlığını tamamlamış olacaktı.

Ayrıca Delfi kehanetine göre Leonidas kendi kaderinin çizildiğine inanmaktadır. Öleceğini bilir. Fakat zamanı hakkında bir bilgisi olmamakla birlikte Delfi, krallarından birinin savaşta ölmesi durumunda Sparta’yı kurtaracağını söylemiştir. Ve Leonidas seçimini yapmıştır. Herodot tarihinde bu muharebenin ilk iki gününden bahsedilmez ancak Perslerin sayı çoğunluğu da tartışılmaz. Böylece Pers ordusu üçüncü günde Spartalıların çevresini -Epilates’in gizli bir geçidi göstermesi yani ihanet etmesi sonucu- sarar. 400 Tebaili geri çekilir. Leonidas, beraberinde götürdüğü 300 Spartalı ve elbette 700 Therpianlı, hayatını kaybeder.

Güneş'in Kalbi Ağustos Aslan Günü ve Spartalı LeonidasPers Kralı için bu üç gün, zafer harici başka bir aydınlanma yaratır. Evet emrinde binlerce askeri vardır fakat az sayıda gerçek kahraman savaşçısı. Ve bu sebepten olsa gerek bu üç gün kadar kısa süren muharebe sonrası Leonidas’ın cansız bedeninin bulunup, başından ayrılmasını ister. Ki bu Persler için alışılmadık bir şeydir. Leonidas’ın naaşı 40 yıl kadar sonra ancak Sparta’ya geri verilir. Sonraki nesillerden hiçbiri Sparta’nın bu cesur kralını ve 300 askerini unutmaz.

Savaş mı? Elbette sürer. Pers donanması bu defa Salamis Deniz Muharebesi’nde ağır yenilgiye uğratılır. Peşinden Platea Muharebesi gelir. Üst üste yenilgiler Pers istilasının da sonunu getirir. Tüm Yunan kent devletleri ateşlerini söndürür ve yeni ateş Delfi ocağından alınarak tek tek tüm kent devletlerinde yeniden yakılıp, yeniden yaşam olur.

Diyeceksiniz bu bir haber mi? Hayır! Bu bir tarihtir ve tarih ancak geçmişi anlatır. Tarih uzun dönemleri ve dünya üzerindeki etki ve değişimleri bize aktarıyor olsa da aslında insan yazgısının ve bireysel anlamda insanın bir anlık seçimine bağlıdır. Leonidas olimpiyatlarda kral koltuğunda seyirci olmayı seçebilir, Sparta tarihini yine bir yenilgi olarak yazdırabilir fakat farklı şekilde yazılmasına sebep olabilirdi. Leonidas’ın adı 11 Ağustos’a bu şekilde geçmez kıyıda köşede sönük bir kralın basiretsizliği olarak kalabilirdi.

Geçtiğimiz Mart ayında başka bir edebiyat sitesinde, Ares’in Günü’nü anlatırken şöyle bir giriş yapmıştım: Başkalarını öldürmek üzere eğitilmişlere nasıl ve neden kahraman deriz? Zorlu, çetrefilli tabiri caizse dikenli bir soru olduğundan bahsetmiş buna da mitolojik bir kahraman olan Ares üzerinden biraz da mitoloji ve astrolojiye bakarak kısa bir yazı yazmıştım.

Belki de diyorum şimdi; başkalarını öldürmek üzere eğitilmişlere kahraman dememizin sebebi kendi ölümlerini kendi tayin edebilme ve gerektiğinde ölebilme yetileridir.

Savaş her zaman ve çağda kötüdür. Ingeborg Bachmann’ın dediği gibi fakat; barış için bile savaşmak gerekir.

Yanıtla

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin