İlim Bu Sefer Çin’de, Gidelim mi?

Dünyanın 1.412 milyar ile en kalabalık nüfusuna sahip ülkesi olan Çin’de toplamda 333 milyon kişinin edebiyat eserlerini internet üzerinden okuduğu bildirildi. Ayrıca internet okuyucularının internet kullanıcılarına oranı 43,3.

Çin Basın Yayın Radyo Film ve Televizyon İdaresi, ülkedeki internet edebiyatı pazar hacminin, 2016 yılı sonu itibarıyla 9 milyar Yuan (yaklaşık 1,32  milyar ABD doları) olduğu bilgisini basınla paylaştı.

1977’den bu yana internet endüstrisinin her yıl yüzde yirmi oranında büyüdüğünden bahsedilen açıklama sonrasında 11-13 Ağustos arasında Pekin’de ‘’İnternet Edebiyatı Kongresi’’ nin gerçekleştirileceğinin de bilgisi verildi.

Çok fazla rakam var değil mi? Bunun ekonomi, para, basın-yayın, sanat ekseninde olumlu ya da olumsuz yorumlanmasını sizlere bırakmakla birlikte sayın ilgili, yeri gelmişken bizdeki rakamları da sizlere sunmak isteriz!

Türkiye’de 2016 yılında kişi başına düşen kitap adedi 8.4!

TÜİK verileri basılı kitap sayısının her geçen gün arttığını gösteriyor. Hatta, elektronik kitap dahil Türkiye’de 2008 yılında 32 bin kitap basılmışken 2014 yılında bu sayı 50 bini aşmış.

Evet, basılı kitap sayısı artıyor ancak kitap okuma oranı yükselmiyor.

Verilere göre biz kitap okumaya günde sadece 1 dakika ayırıyoruz. Buna karşılık TV izlemeye ortalama 6 saat, internete bağlanmaya 3 saat ayırıyoruz.

İhtiyaç listemizde kitap okumak 235. sırada yer alıyor.

Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında ise 180 ülke içinde 140. sıradayız.

Biz hala radikal romantizmimiz içinde ekrandan kitap okuyamam, o sararmış kağıtlara dokunmam lazım, kitap mı hemen kahvemi hazırlamalıyım, ah yağmur da başladı diye vitrinlerimizi süslerken Çin’de 304 milyon kişi cep telefonundan kitap okuyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar edebiyatımıza roman türünün geç gelmesinin nedenlerini sıralarken resim sanatının yasak olması yüzünden şark insanında perspektif algısının oluşmadığını bunun üstüne bir de kaderiyeci bir yapısı olduğu için asla içe dönük sorgulamalar yapmadığını, sorgulama gerektiren bu türün de işte bu yüzden bizde oluşmadığını söyler.

Umarız bize roman sanatının geç gelmesine sebebiyet veren bu koşullar ironik bir şekilde edebiyatın yok olmasına sebep olmaz!

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin