Johann Wolfgang Von Goethe: Kısa Bir Portre Denemesi!

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Goethe in the Roman Campagna (1787) by Johann Heinrich Wilhelm Tischbein, Städel Museum, Frankfurt am Main

3 Eylül 1786 gecesi sabaha karşı İtalya’ya gitmek üzere gizlice Karlsbad’dan ayrılışını şöyle anlatır Goethe: “Erkenden, saat üçte Karlsbad’dan gizlice kaçtım, çünkü aksi halde beni bırakmazlardı. Doğum günüm 28 Ağustos’u çok nazik bir biçimde kutlamak isteyen insanların beni burada tutmaya bu nedenle hakkı vardı; yoksa burada daha fazla durulmazdı. Tek başıma, yanıma yalnız bir palto, bavul ve porsuk derisi bir sırt çantası alarak, kendimi bir posta arabasına atıp saat yedi buçukta güzel, sessiz, sisli bir sabah vakti Zwota’ya ulaştım.“

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Johann Wolfgang Von Goethe

Doğum gününden birkaç gün sonra gerçekleştirdiği bu seyahat çocukluk düşlerine dayanır. Bu vesileyle yaşamına ilişkin bazı detayları hatırlamanın sırasıdır. Goethe’nin babası da gençliğinde benzer bir seyahat gerçekleştirmiştir ve bu seyahati gerçekleştirmesinde babasından dinlediği İtalya anılarının rolü vardır. Birkaç ay süreceğini düşündüğü yolculuk, neredeyse iki yıl sürer. Seyahatin ilk yılı “İtalya Seyahati” kitabında anlatılır.

Annesi Katharina Elisabeth Textor (1731-1808) Frankfurt’un varlıklı ve tanınmış ailelerinden birine mensuptur. Babası Johann Caspar Goethe (1710 -1782) ise Leipzig’de hukuk eğitimi almış, İmparatorluğa bağlı Belediye Meclisi’nde görev yapmıştır. Goethe ve 1750’de doğan kız kardeşi Cornelia Friederike Christiana dışındaki dört çocukları küçük yaşta ölmüşlerdir.

Goethe’nin ilk öğretmeni babası olur. Özel öğretmenlerle desteklenen bu eğitim ile dönemin tüm temel okul bilgilerinin yanı sıra Latince, Yunanca, Fransızca, İtalyanca, İngilizce ve İbranice öğrenir. Alman halk hikayelerini, Ezop masallarını, Binbir Gece Masalları’nı, Homeros, Vergillius, Ovidius gibi yazar ve düşünürleri tanır. Çello ve piyano çalmayı öğrenir; dans, binicilik, eskrim dersleri alır. Goethe daha sonra edebiyatın yanı sıra bilimsel çalışmalara da ilgi duyacaktır. “Ve yalnız meraktır her adımı kanatlandıran.” yazar Faust’ta.

Okumaya olan ilgi merakını desteklemek isteyen babası Goethe’ye yaklaşık 2000 ciltten oluşan bir kitaplık oluşturmuştur.

Goethe’nin din anlayışında da babasından ve onun verdiği eğitimden gelen büyük bir özgürlük vardır. Doğu’yu da merak ederek İslam dinini araştırmış, Arapça ve Farsça öğrenmeye başlamış, İranlı şair Hafız’ı okumuştur.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre DenemesiYedi Yıl Savaşları (1756-1763) çocukluğunun önemli olaylarındandır. Fransız işgali sırasında evleri Fransız subaylarına karargah olur, tiyatroya meraklı subaylardan birinin kendisini ve kız kardeşini Racine ve Moliere’den eserler sahneleyen gezici Fransız tiyatro topluluğunun temsillerine götürmesi tiyatroya da ilgi duymasına yol açar. Evlerinin bir odasını kukla tiyatrosuna dönüştürürler.

1765 yılında Goethe babasının izinden yürüyerek, hukuk eğitimi almak üzere Leipzig’e gider. Leipzig, Mephistopheles’in Faust’u götürdüğü ilk yer olarak ölümsüzleşecek, kentin en eski ikinci restoranı Auerbachs Keller’ın bulunduğu kenttir.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre DenemesiBurada hukuktan ziyade Alman şiiri, sanat tarihi ve resim derslerini izler. İlk şiirlerini yemeklerini yediği misafirhanecinin kızı Anna Katharina Schönkopf’a yazar. İki yıl süren bu ilişki sonrasında, ilk şiir toplamı olan Annette’i imzasız olarak yayımlar. Resim sanatına olan ilgisini Leipzig’de de sürdürür. Bir bakır ustasının yanında oymacılık ve gravür tekniklerini öğrenir.

1768 yılı Haziran ayında ağır bir hastalık geçirir. Frankfurt’a döner, iyileştikten sonra eğitimini tamamlamak üzere Strasbourg’a gider. Leipzig’de hukuk dersleri dışındaki ilgi alanları babasının tepkisini çekmiş ve babasıyla aralarının açılmasına neden olmuştur. Strasbourg’da hukuk öğrenimine daha fazla ilgi gösterir. 1771’de hukuk eğitimini bitirir ve Frankfurt’a döner. Frankfurt jüri mahkemesinde dava vekili olarak görev yapmaya başlar.

Goethe edebi çalışmalarının yanı sıra mesleğini de bir süre icra etmiştir. 1772 yılının Mart ayında Hessen eyaletine bağlı Wetzlar’da Alman Yüksek Mahkemesi’nde avukatlık stajına başlar. Frankfurt’a döndüğünde dört yıl boyunca çalıştırdığı bir avukatlık bürosu açar.

Goethe bu dönemde kuzeydoğu Fransa’da Sessenheim kentine gerçekleştirdiği bir seyahat sırasında Frederike Brion adında bir rahip kızına aşık olur. Bu dönemde yazdığı şiirler “yaşantı şiirinin” ilk örnekleri olarak kabul edilir. Stefan Zweig, yaşantı edebiyatı ve Goethe’nin şiiri üzerine incelemesinde şu değerlendirmede bulunur: “Goethe’nin şiirleri yaşantı doludur, yaşantıların üzerini şiirin altın gölgesi örter. (…) En derindeki kökleri birbirine dokunduğunda da dil ile ruhun en kusursuz birleşimleri ortaya çıkmıştır. Faust ve Pandora, her şiirin ötesindeki şiirler: Dünya şiiri…”

Goethe’nin edebiyatının ilk dönemi “Fırtına ve Coşku” akımına dahil edilir. Bu dönemde yazdığı “Götz von Berlichingen” adlı drama “Fırtına ve Coşku” akımının temel yapıtlarından biri olarak kabul edilir.

Goethe hukuk stajını yaptığı sırada arkadaşı Johann Christian Kestner’in (1741–1800) nişanlısı Charlotte Buff’a (1753-1828) aşık olur. Arkadaşının nişanlısına aşık olmanın getirdiği duygu çatışmasını Wetzlar’da o günlerin konusu bir intihar vakasıyla birleştirerek Genç Werther’in Acıları’nı yazar. Almanya dışında da büyük ilgi gören bu romandan sonra gençler Werther gibi giyinecek, Werther’inkine benzer intihar olayları yaşanacak, roman kişileri Çin porselenlerine işlenecektir.

Romanının şöhreti üzerine Goethe Saxe-Weimar-Eisenach Dükü tarafından Carl August Mahkemesi’ne davet edilir ve hayatının geri kalanını geçireceği Weimar’a taşınır. Goethe Weimar’da iyi bir kültür çevresi bulur, ilgi duyduğu bilimsel araştırmalara daha fazla zaman ayırır ve pek çok resmi görevde bulunur.

Goethe’nin soyadına “von” asalet unvanı 1882 yılında eklenir. Goethe, edebiyatın yanı sıra birbiriyle zıt görünen siyaset, madencilik, çiftçilik, botanik ve osteoloji (kemik bilimi) ile de ilgilenir. Anatomi profesörü Justus Cristian Loder ile ortak çalışmalar yaparak, insandaki ara çene kemiğini keşfetmiştir. Hayvanlarda da bulunan bu kemik insanların hayvanlar ile olan akrabalığının önemli bir kanıtı olur.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Angelica Kauffman tarafından yapılan Goethe portresi, 1787

Goethe ünlü İtalya seyahatini bu dönemde gerçekleştirir. Bu yıllar edebi çalışmaları açısından da verimli geçer. “Iphigene auf Tauris” trajedisini İtalya gezisinde yeniden biçimlendirir. “Egmont” ve “Tasso” oyunlarını yazmaya devam eder, bunların yanı sıra Sicilya’da bitki bilimi ve botanik çalışmalarıyla ilgilenir. İtalya seyahati Goethe’nin Klasisizme geçiş dönemi olarak kabul edilir.

İtalya dönüşü Goethe, Alman edebiyatının en önemli dram yazarları ve şairlerinden Schiller (1759-1805) ile tanışır. Schiller’in çıkardığı edebiyat dergisi Die Horen’da yazmaya başlar. Goethe-Schiller ilişkisi Alman edebiyatının ilginç dostluklarından biri olur. Goethe’nin ölümüne kadar süren bu dostluk her ikisinin de yaratıcılığını son derece olumlu bir şekilde etkileyecektir.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Christiane Vulpius

Goethe’nin evliliği de İtalya dönüşüne rastlar. Dönüşünden birkaç hafta sonra, 23 yaşındaki Christiane Vulpius ile tekrar görüşmeye başlar ve oğullarının doğumundan sonra evlenirler. Aralık 1789’da oğlu Julius August Walter von Goethe (1789-1830) dünyaya gelir. August’dan sonra doğmuş olan dört çocuğundan her biri sadece birkaç gün yaşayabilmiştir. Goethe, Christiane Vulpius için “Roma Ağıtları”nı yazmıştır.

İtalya seyahatinden sonra Goethe, “Bitkilerin Morfolojik Yapısının Açıklanması” başlıklı denemesini yayımlar, ardından hayatının sonuna kadar ilgileneceği “Renk Teorisi” üzerine çalışmalarına başlar.

1790’da Köln ve Bonn’un Fransızlar tarafından işgali üzerine devrimci Fransa’ya karşı ilk ittifak savaşı için Dük’e refakat eder, Mainz’in kuşatmasında askeri gözlemci olarak yer alır.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Goethe-Schiller Heykeli, Weimar

Goethe, 1791 yılından 1817’ye kadar Weimar Saray Tiyatrosu’nun yöneticiliğini yapar. Ayrıca dükalık’a ait olan Jena Üniversitesi’nde görev alır. Bildungsroman sayılan Wilhelm Meister’in Çıraklık Yılları da bu dönemde yazılır.

Goethe’nin damgasını vurduğu Weimar Klasik dönemi, 1805 yılında Schiller’in ölümü ile sona erer. Goethe Schiller’in ölümünden çok etkilenmiş onun ölümünü “büyük bir kayıp” olarak nitelendirmiştir.

Goethe, Faust’un ilk bölümünü Schiller’in ölümünün ardından, 1808 yılında tamamlamıştır. Faust’un ikinci bölümü Goethe’nin ölümünden sonra basılır. Üzerinde uzun süre çalıştığı üç bölümlük ‘Renk Teorisi’ni 1810’da yayımlamıştır. Renk Teorisi, bilim dünyası tarafından reddedilmiş olsa da dönemin çağdaş ressamlarını etkilemiştir.

Faust Goethe için ömür boyu yazılan eser (Lebenswerk) niteliğindedir. Yazılması yaşamının neredeyse 60 yılını almıştır. Daha çocukluğunda kukla oyunlarından tanıdığı Faust efsanesini farklı bir biçimde yeniden yazar. Uzun bir dönemde yayılması açısından da Goethe’nin geçirdiği farklı edebiyat akımlarının izlerini taşır.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Ulrike von Levetzow, 1821

6 Haziran 1816 tarihinde Christiane, uzun süren bir hastalığın ardından yaşamını yitirir. Onun ölümünün ardından Goethe, saray ile ilişkisini keserek saray tiyatrosu yöneticiliğinden istifa eder.

Goethe 1823 yılında kalp zarı iltihabına yakalanır. Hastalığı atlattıktan sonra Marienbad, Eger ve Karlsbad’a seyahatler gerçekleştirir.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Goethe ve Levetzow anısına Marienbad’da bulunan heykel

74 yaşındayken 19 yaşındaki Ulrike von Levetzow’a evlenme teklif eder ancak Levetzow’un annesinin karşı çıkması sonucu teklifi geri çevrilir.

Weimar’a geri döndükten sonra “Marienbad Ağıdı”nı yazar. Goethe ile Ulrike von Levetzow anısına Marienbad’da bir heykel bulunmaktadır.

Schiller-Goethe dostluğudan sonra Alman edebiyatına etki etmiş başka bir dostluk da Goethe’nin genç şair Johann Peter Eckermann (1792-1854) ile tanışmasıyla başlar. Eckermann, Goethe ile on yıllık bir dostluğa yayılan sohbetlerini “Goethe ile Konuşmalar” adlı eserinde kaleme almıştır.

Goethe 22 Mart 1832’de kalp krizinden hayatını kaybeder. Son sözlerinin “Işık, daha çok ışık” olduğu ifadesi ise tartışmaya açık kalmıştır. Çünkü bu sözler ölümü sırasında yanında olmayan doktoru Carl Vogel’e aktarılmıştır. Goethe, 26 Mart’da Weimar Mezarlığı’nda toprağa verilir.

Faust’tan:
“Yakaladı şimdi sinsi yaşlılık beni,
Topal değneğiyle;
Takıldı ayağım mezarın kapısına:
Niye açıktı ki bu kapı!”

1885 yılında, Goethe’nin edebi ve bilimsel çalışmalarının gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak amacıyla Goethe-Gesellschaft (Goethe Vakfı) kurulur.

Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
1755 öncesi
Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
1755 yenilendikten sonra
Johann Wolfgang Von Goethe Kısa Bir Portre Denemesi
Goethe Evi, Frankfurt

 

Bugünkü Goethe Evi 1755 yılında yenilenmiş, daha sonra II. Dünya Savaşı sırasında hasar görmüş ve 1949’da aslına uygun olarak restore edilerek ziyarete açılmıştır.

Goethe kendisinden sonra gelen pek çok şair yazar ve felsefeciyi, 19.yüzyıl Alman ve Avusturyalı bestecileri de etkilemiştir:
Thomas Mann “Tanrısal bir insan” sıfatını uygun gördüğü Goethe’yi sadece yaşadığı çağın değil, 15.yüzyıldan 19.yüzyıla kadar uzanan beş asrın temsilcisi olarak görür: “18. ve 19.yüzyılın bir oğlu ama aynı şekilde 16.yüzyılın, Reformasyon Çağı’nın oğlu, Luther’in olduğu kadar Erasmus’un da kardeşi!”

Friedrich Nietzche de “Goethe’nin Yanılgıları” başlıklı yazısında Goethe hakkında şöyle der: “Goethe, büyük sanatkârlar arasındaki büyük istisnadır: O, gerçek kabiliyeti sanki bütün dünya için önemli ve belirleyici, mutlak ve en gerekli olmak zorundaymış gibi bir ahmaklık içinde yaşamamıştır. Gerçekten sahip olduğundan fazlasına sahip olduğunu iki kez düşünmüş ve yanılmıştır; hayatının ikinci yarısında, en büyük bilimsel kaşiflerin ve aydınlatıcılarından biri olmak kanaatine iyiden iyiye kapıldığı sıralarda. Keza, hayatının birinci yarısında da öyle: Edebiyattan kendince daha yüksek bir şey istedi kendinden. Tabiat, ondan güya bir güzel sanatlar adamı olmasını istemişti. Bu, onu İtalya’ya bu çılgınlığı tam olarak yaşayıp uğrunda her türlü özveride bulunsun diye gönderen, için için yanan ve yakan sırrıydı.”

Her yazarın içinden konuştuğu, tartıştığı, meydan okuduğu, hesaplaştığı bir yazar vardır. Hermann Hesse için o yazar Goethe’dir. “Bütün Alman şair ve yazarları arasında benim en çok şükran duyduğum, beni en çok uğraştıran, sıkan, cesaretlendiren, ardıl ya da düşman olmaya zorlayan kimsedir.” der.

Elias Canetti ise Goethe için, “Ama o bana hakkımı verdi: Neyi yapmadan duramıyorsan onu yap der o, isterse hiç önemi olmasın, nefes al, seyret, düşün!”

Faust’tan:
“Görüntülerin buyruğuna giren bir yerde
Saygınlık kazanır bilgeler de.
İnsan kendi becerisi, buluşuyla sevinin diye
Bilge de birçok yeni nesneler sürer ileriye.
Usun yolunu bulamazsın yanılmayınca.
Var olmanın yolu kendi kendini yaratmaktır.”

Faust II, Aşağı Peneios’ta, Mephistopheles, Çev. İsmet Zeki Eyüboğlu


Kaynaklar:  

  • Goethe, Fikir Mimarları Dizisi-5, Yazan ve Yayıma Hazırlayan: Gürsel Aytaç, Say Yayınları, İstanbul 2010.
  • Jean-Louis Bandet, Alman Edebiyatı, Çeviren: İsmail Yerguz, Dost Kitabevi Yayınları, Ankara, 2006.
  • Johann Wolfgang von Goethe, İtalya Seyahati, Çeviren: Gürsel Aytaç, İletişim Yayınları, İstanbul, Kasım 2014.
  • Elias Canetti, Edebiyatçılar Üzerine, Çeviren: Gürsel Aytaç, Payel Yayınları, Mayıs 2007.
  • Goethe, Faust, Çeviren: İclal Cankorel, Doğu Batı Yayınları, Eylül 2013.
  • Goethe, Faust, Çeviren: İsmet Zeki Eyuboğlu, Sosyal Yayınlar, Ağustos 2013.

Görseller için kaynakça:

  • http://www.goethehaus-frankfurt.de/goethe-house/third-floor/puppet-theatre
  • http://www.leiptzig.de/2016/03/auerbachs-keller-in-leipzig.html
  • adı geçen kişilerle ilgili diğer görseller internetin ansiklopedik kaynaklarından alınmıştır.

Yorum yap

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin